İSRAİL’DEN İNTİKAMIMIZI NASIL ALABİLİRİZ?

15 Haziran 2010

1. Biz de bir sivil  İsrail  gemisine uluslararası sularda baskın yapalım. Baskın yaparken de İsrail’in kullandığı argümanları kullanalım. Mesela “Sofradaki kürdanlarla Türkiye’ye karşı savaşacaklardı!” “Kadınların topuklu ayakkabıları silah sayılır!” “Ülkemizin karasularına silahlı bir biçimde 5000 deniz milinden fazla yaklaşmak ha!” “Sonra bu sofradaki kızarmış balıkları, şarapları Türkiye karşıtı teröristlere götürmediğiniz ne malum?” gibi bahaneler olabilir. Gemidekiler hiç bir direniş göstermezlerse bizim komandolardan biri ayağı kaymış numarası yapıp kendini yere atsın ve “Bööö! Beni üfleyerek yere düşürdüler! Bu açıkça bize karşı silahlı direniş” falan desin! Hiç mi maçta kendini faul yapılmışçasına yere atan futbolcu görmediniz?

2. Oradakileri İsrail askeri gibi öldürecek kadar eşşek olamayacağımızdan, kızları bizim bir kısım kamyon şoförleriyle, celeplerle falan  nikahlayalım. Eğer fazla güzel olanları varsa, web yazarları da değerlendirilebilir.

3. Erkeklere de zorla kelime-i şahadet getirtip müslüman yapalım. Sünnet edemiyoruz, yahudiler zaten sünnetli.

4. Erkekleri Afganistan’daki Taliban kamplarına  gönderelim, nasıl iyi bir müslüman olunur, adamakıllı öğretsinler. (Kızlara kıyamam! Onlar dursun).

5. İsrail’e satacağımız Manavgat suyunun içine kendi Yazının kalanını okuyun »

KOMÜNİSTLERİN OYUNUNA GELMEYELİM!

13 Haziran 2010

Genç kız annesine sorar :

—Anne aşk nasıl bir şey?

—Aşk mı? Şey… Aşk söyle bir şeydir kızım, hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın, seni Venedik’e götürür, mehtapta gondolla gezersiniz, sonra San Marco meydanında güzel bir restoranda harika bir yemek yersiniz, nazik falan, ve arkasından en lüks bir otelde sana şahane bir gece yaşatır. Sonra da, ne bileyim işte, sana güzel bir araba alır, bir daire alır, ya da deniz kıyısında sana bir villa satın alır,elmas gerdanlıklar, altın yüzükler hediye eder,mutluluktan uçarsın adeta, iste ask böyle bir şeydir kızım..

—Ama anne, peki o heyecanlar, güzel duygular, kalbin küt küt çarpması, İlk buluşma, ilk öpücük, birlikte bir şeyleri başarma, paylaşım… Bunlar yok mu?

—Ha onlar mı? Kızım onlar bedava hatun götürsünler diye komünistlerin uydurmaları, yok öyle bir şey!.

EKSENİMİ YİTİRDİM, HÜKÜMSÜZDÜR.

11 Haziran 2010

ABD’den AB’ye doğru uzanan eksenimi kaybettim.

Yeni eksenler bulacağımdan, eski eksenim hükümsüzdür!

EUROVISION 2010 İZLENİMLERİ

30 Mayıs 2010

Azizim Avrupa çok bozulmuş.

Bizim zamanımızın Eurovisionları böyle miydi?

İngiltere, Almanya, Norveç, İrlanda, Hollanda falan katılırdı.

Doğal olarak biz katıldığımızda;  beyazların yönetim kurulu toplantısına yolunu şaşırdığı için  hasbelkader  katılmış üstü başı dökülen zenci çaycı gibi  kalırdık.

Şimdi öyle mi?

Katılan ülkelere bakınız siz:

Arnavutluk, Azerbaycan,  Belarus, Moldova, Rusya, Ermenistan, Hırvatistan, Bosna Hersek vb.

Nerede Yazının kalanını okuyun »

KAZA MADENCİLİĞİN DOĞASINDA VAR!

27 Mayıs 2010

- Beyefendi, biliyorsunuz bir maden kazası oldu. Maalesef bazı vatandaşlarımız hayatını kaybetti.

- Evet doğru, biliyorsunuz kaza madenciliğin doğasında var.

- Bu da ne demek oluyor?

- Şu demek oluyor, madenci olan kişi biliyor ki -elbette hiçbirimiz istemiyoruz ama- kaza olabilir. Madencilik hayati risk taşıyan bir meslektir, tıpkı polislik, askerlik gibi.

- Anladım. Bir de başka konu var. Tanınmış bir politikacının kendi partisinden bir bayanla gönül ilişkisi olduğuna ilişkin bazı haberler çıktı.

- Evet, doğru, biliyorsunuz bu politikanını doğasında var!

- Pardon anlayamadım?

- Yani politikada bazı yakın çalışma arkadaşlarınızla çalışırken yakınlık başka bazı yakınlara dönüşebiliyor, bu mesleğin doğasında olan bir şey! Clinton-Monika, Silvilo-bir harem dolusu kadın örneklerinde görüldüğü gibi…

- Pek anlayamadım ama her neyse. Bir de İzlanda’da Yazının kalanını okuyun »

AĞUSTOS BÖCEĞİ İLE KARINCA MÜZAKERELERİ

27 Mayıs 2010

  

Yunanistan'ı şöylecene bir kucakladıktan sonraa....

Yunanistan'ı şöylecene bir kucakladıktan sonraa....

Yunanistan çaldı saz
Bütün yaz
Derken kış da geldi çattı
Baktı hazinesine bizimkisi
Euro az!

 

“Bu zamana kadar yaptık naz,

Gidelim tekrardan şu Melek Yüzlü Angela’ya,

Edelim niyaz!

Zaten Alaman dediğin kaz!

Yolalım biz de onun tüylerini biraz.

Nasıl olsa geçemez bizden vaz!

Yoksa memleket olacak enkaz”

 

Kalktı gitti Angela’ya bu papaz

Lakin Melek Yüzlü Angela’da surat beş karış

Yüz yüz değil “Beşinci Yazının kalanını okuyun »

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI AFRİKA’DAN SONRA ANTARTİKA’DA DA 12 YERDE BÜYÜKELÇİLİK AÇIYOR!

12 Mayıs 2010

Dışişleri Bakanlığı yönetimi Afrika’ya açılım programını başarıyla sürdürürken, Türkiye’nin gitgide genişleyen vizyonu çerçevesinde Antartika’da da 12 yerde Büyükelçilik açma kararı aldı.

Konu ile ilgili açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı Antartika ile İlişkilerden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Ruşen Ruhi İbrahimgil, “Dışişleri kurmayları olarak önümüzdeki dönemde Afrika ve Antartika’nın öneminin zirve yapacağını görmüş bulunuyoruz. Bu nedenle Antartika’da ilk diplomatik Yazının kalanını okuyun »

CHP GENEL BAŞKAN ADAYLARINA SEÇİLDİKLERİ TAKDİRDE BAŞLARINA NELER GELECEĞİNİ GÖSTEREN ALTIN DEĞERİNDE TAVSİYELER

11 Mayıs 2010

Deniz Baykal istifa etti.

 Şimdi CHP’ye kim Genel Başkan olacak?

 CHP Genel Başkanlığına yeşillenenler, şunu çok iyi bilmelidirler ki CHP Genel Başkanlık dönemi birbirini tekrarlayan bir süreçten oluşmaktadır.

Aşağıda bu sürecin nasıl işlediğini okuyabilirsiniz.

Lütfen bu büyük hizmetimizi unutmayın, ileride iktidara geldiğiniz takdirde yeniden görüşelim.

 CHP GENEL BAŞKANLIĞINDA YAŞANACAKLAR

 1.     CHP Genel Başkanlığına seçiliş

 2.     CHP’liler tarafından büyük ümitler bağlanması.

- Bu sefer kesin tek başımıza iktidardayız! Bu Genel Başkan oy oranımızı % 60’lara bile çıkarabilir.

- Görsün o sağ partiler! Savulun!  CHP’nin yeni lideri geliyor!

- Halk bu sefer oluk oluk bize oy yağdıracak kesin!

- Herif tam bir lider abi! Öl desin ölelim. Vur desin vuralım!

 3.     CHP’lilerde mızırdama başlangıcı   (Bu dönem t akriben Genel Başkan seçilmenizden itibaren 90 gün içinde başlayacaktır. Şayet Kurultay’da size yakın oy alan başka adaylar varsa, 90 günlük süreci 9 güne indirebilirsiniz).

- (Dürüst davranışlar sergilediğinde) Adam iyi ama fazla dürüst. Bu kadar dürüstlükle kimse seçmez onu. Şu sağ partilere bakıp biraz ibret alsa ya!  Bu Genel Başkanla olmayacak. Bize yeni bir lider lazım!

- (Genel Başkan Atatürk ilkelerine bağlılığı vurguladıkça)   Yazının kalanını okuyun »

FERHAN BABA SORULARINIZI CEVAPLIYOR

04 Mayıs 2010

Sual:

Değerli Ferhan Babacığım, son yıllarda dilimize giren “Mortgage” diye bir kelime var.

Morgıç diye telaffuz ediliyor.

Uzun vadeli ev kredisi demekmiş galiba.

Mort bildiğim kadarıyla Fransızca’da ölüm demek.

Yani mortgage ile ev alacak olursak;  taksitlerini ancak öldükten sonra  bitirebiliriz düşüncesiyle mi “mortgage”  demişler dersiniz?  

Sonra gage ne demek oluyor? 

Fransızca sözlükte bulamadım.  

Cevaplarsanız sevinirim. 

Ragıp Meraklı, Afyon.

Cevap:

Evladım Ragıp,

Meraklı biri olduğun soyadından da anlaşılıyor.

Malum, Türkiye’deki gelir düzeyi ile ev almak zor. 

 Ödemek için yurttaşlarımız önce kemerlerini, sonra dişlerini, o da yetmezse bazı  başka yerlerini sıkıyor.

Böylece kemer sıkmaktan bel morarıyor;   dişleri sıkmaktan  ağız çevresi! Yazının kalanını okuyun »

MHP BDP İLE SEÇİM İTTİFAKINA GİTSİN!

03 Mayıs 2010

Rivayetlere göre Erbakan’ın partisi SP ile BDP seçim ittifakına gideceklermiş.

Böylece % 5 ve % 6 olan oyların toplamı % 11, hatta oluşacak sinerji ile % 20 olacakmış.

100 milletvekili bile çıkarmaları mümkünmüş.

50-50 paylaşacaklarmış.

SP seçmeni bu ittifaka nasıl bakar bilemiyorum. Artık sinerji mi olur yoksa başka bir şey mi.

Ama Türk siyasetine bu ittifak bir şey kazandırmaz.

Olsa olsa belki PKK’nın kurmayı hedeflediği Kürdistan, daha islami renkleri olan bir Kürdistan’a dönüşür.

SP de elindeki az bir seçmeni bir başka dini Yazının kalanını okuyun »