Malum, Başbakan Gediktepe’de cepheye kadar gidip, kum torbalarının önünde diz çökerek de olsa fotoğraf çektirerek cesaretini gösterdi.
Kemal Kılıçdaroğlu da benzeri bir mevziye giderek, hem bu kere kum torbalarının üzerinde ayakta dimdik durarak poz verdi ve cesaret eşiğini daha yukarıya çekti.
Şimdi kahramanlık için diğer liderleri de bekliyoruz.
Önce Devlet Bahçeli’nin bir sıcak çatışma ortasına helikopterden tam teçhizatlı bir halde paraşütle atlamasını ve dişleriyle tuttuğu rambo bıçağını kullanarak en az 10 teröristi kuşbaşı yapmasını bekliyoruz.
Arkasından Saadet Partili Numan Kurtulmuş’un yeşil sarığını takarak düşmanın üzerine yürümesini ve 20-30 teröristi biçmesi münasip olacaktır.
BDP’lileri çatışma meydanına göndermenin luzumu yok. Onlar teröristler ile sarılıp öpüşüp koklaşabilirler. Onlardan bir beklediğimiz yoktur.
Ama BBP Genel Başkanı Yaşar Topçu, partinin Muhsin Yazıcıoğlu’nun partisi olduğunu vurgulamasını teminen, sipahi kıyafetleriyle, arkasında yer alan Alperen yiğitlerle çalışma meydanında ikinci bir Malazgirt destanı yazması, kendisine yaraşır bir hareket olacaktır.
Demokrat Parti Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, cinlerini de arkasına alarak Kandil dağına gitsin. PKK’lıları cin çarpmışa çevirsin.
BTP Başkanı Haydar Baş ve Kadiri cemaati mensupları sahaya… pardon çatışma meydanına indiklerinde Baş bir kaç vaaz versin, yeter. PKK’nın cümlesi dağılır. Yarısı “bu kadar vaaz dinlemektense, asimile olurum daha iyi” diye, öbür yarısı “bırak şimdi Kürdistan’ı Mürdistan’ı, şeyh efendimizin bu sohbetini dinlemek varken Kürdistanla mı uğraşacağım? diye…
Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu için böyle bir gösteri yapmaya hiç ihtiyaç yok. Zaten Pamukoğlu’nun ömür cephelerde geçmiş.
Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener de gidip çeşitli gövde gösterilerinde bulunabilir. Ama partisinin büyüklüğü düşünüldüğünde onu çekecek bir foto muhabiri bulmakta güçlük çekebilir. Onun için Ankara’da oturması daha uygundur.
Hülasa siyasi partilerin sıcak çatışma ortamına gidip biraz vatanı korumaya aktif ve fiili katkıda bulunmaları, geliştirecekleri politikalar açısından çok faideli olabilir.
Haydi Parlamento!
Cepheye!
BİR KERE KİMSİN NESİN BİLMİYOM AMA YUMDUM GÖZÜNÜ SAVURUYORSUN SEN PROF.DR. HAYDAR BAŞ BEYİ NE KADAR TANIYORSUN. BİLMİYOM AMA HADDİNİ AŞTIĞIN BELLİ PROF. DR HAYDAR BAŞ BEY YILLARDIR BU ÜLKENİN NE DURUMDA OLDUĞUNU VE ÇÖZÜMLERİNİ SÖYLÜYOR VE HİÇ DEĞİŞMEDEN SEN KALK MIŞSIN AHKAM KESİYORSUN HADDİNE DEĞİL