Mart 2010 için Arşiv

SERMAYENİN TEMSİLCİLERİNİ ÜNİVERSİTEMİZDE İSTEMİYORUZ!

Cuma, 26 Mart 2010

img034- BDDK Başkanı Üniversitemizde konuşma yapacakmış.

- BDDK ne ayak?

- Banka manka falan. Sermayedar! Komrador burjuvazinin temsilcisi bi heriftir bu!

- Öyleyse eylem yapmamız lazım.

- Yumurtaları hazırlayın, 10′dan geriye sayacağız, sıfır deyince yumurtaları atacağız. Böylece üniversitemize sermayedarları sokmayacağımızı haykıracağız sermayeye….

- Çok zengin değil mi bu herif?

- Zengindir tabii. Koskoca BDDK’nın (daha fazla…)

YÜZYILIN EN SİVRİZEKALI SOYGUNCULARI

Perşembe, 25 Mart 2010

img036Yüzyılın en  sivrizekalı soyguncuları geçen yıl Avustralya’nın Melburn şehrinde ortaya çıkmışlar.

Hakım tarafından “salak çift” olarak adlandırılan ikili, Melburn’daki Cukoo Restaurant’ı 1 Nisan’da soymaya kalkışmışlar.

İçinde 30.000 Dolar olduğunu düşündükleri, ama aslında sadece ekmeğin bulunduğu  bir torbayı aldıkları gibi arabalarına koşmuşlar. ,

Ancak kendi arabaları diye yanlış arabaya binmişler.

Telaşla arabayla bir de kaza yapmışlar.

Bu esnada  eli silahlı olan soyguncu kız arkadaşını yanlışlıkla poposundan vurmuş.

Bu haberin düzmece olduğunu düşünüyorsanız aha burayı tıklayın, orijinalini okuyun kardeşim!

Palavra mı sıkıyoruz burada?

AVUSTRALYA TURİZM OFİSİNDEN KOMİK EPOSTALAR

Çarşamba, 24 Mart 2010

auAvustralya’nın  Turizm Dairesi’nin web’ine  gönderilen saçma sapan sorulara, görevliler mizahi bir yaklaşımla cevap vermiş.

Burayı tıklarsanız, metnin İngilizcesini de görebilirsiniz. Onun için Türkçe bilmiyorsanız burayı tıklayın da anlayın burada neler yazıyor. Olur mu?

Burada verilen cevapların bir bölümünü sunuyorum.

Soru: Avustralya’da rüzgar esiyor mu? Televizyonda hiç yağmur yağdığını görmedim. Orada bitkiler nasıl büyüyor?

Cevap: Biz bütün bitkileri büyümüş olarak yabancı ülkelerden ithal ediyoruz, sonra da oturup onların ölmesini bekliyoruz.

Soru: Sokaklarda dolaşan kanguruları görebilir miyiz?

Cevap: Bu ne kadar (daha fazla…)

AŞK-I MEMNU’DAKİ ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN’IN ŞİİRİNE NAZİRE

Pazartesi, 22 Mart 2010

beren+saatBen güzel gözlü kadınları severim

Gerçi o kadar güzel gözlü olmasalar da olur…

İlle mavi göz, yeşil göz takıntım yoktur

Kör olmasınlar yeter.

Kör olsalar da ne olacak yani?

Netice itibariyle (daha fazla…)

FERHAN BABA HİKAYELERİ-SPAM MAİL KURBANIYIM!

Salı, 16 Mart 2010

babaTürkiye standartlarına göre eski bir internetçi sayılırım.

İnternetle haşır neşir olmaya başladığım 1998 yılından bu yana içlerinde Hotmail ve yahoo da dahil bir dolu e mail adresim oldu.

Bunlardan çoğunu unuttum gitti tabii.

Ama halen kullanmakta olduğum üç mail adresim var:  biri yahoo, biri hotmail ve bir de “Ferhan Cafe” münasebetiyle kullanmakta olduğum info@ferhan.net .

Esas olarak -bir çoğumuz gibi- hotmail ve yahoo adreslerimi kullanıyorum.

Bildiğini gibi Hotmailin en güzel uygulamalarından biri de spam mailleri süzebilmesidir.

Bu süzgeç sayesinde benim hotmail adresime de neredeyse hiç spam mail gelmiyordu.

Ferhan Cafe”yi kullanmaya başladıktan sonra info@ferhan.net adresini de Hotmail adresime yönlendirdim.

Böylece her gün baktığım Hotmail hesabımdan siteme gönderilen mailleri de  görebilecektim.

Ancak maalesef  info@ferhan.net adresim, spam maillerimi süzmüyordu.

Bu adrese gelen ne kadar spam mail varsa,  doğrudan Hotmail adresime düşüyordu. 

Hotmail de info@ferhan.net adresinden gelen mailleri spam kabul etmiyordu.

Böylece benim hotmailin gelen kutusu, ağzına kadar spam maillerle doluyordu.

Bu spam  maillerin % 99′u Viagra satıcılarındandı.

Başlangıçta beş on maili silmek pek zor gelmediğinden, çok da umursamıyordum.

Ancak sonraları gelen mailler elliye, yüze, yüz yirmi beşe çıktı. Silmek de gitgide zorlaştı.

Üstelik hani sırnaşık sivrisinekler vardır ya, ne yaparsanız yapın gelip teninize yapışır, onun gibi ne yaparsam yapayım bu mailler gelen kutusunu doldurup taşırıyorlardı.

Günlerden bir gün, bazı bayan arkadaşların yanında maillerime bakarken olanlar oldu. Bir tanesi bilgisayarımdaki  Viagra maillerini görüp “Amanın! Senin böyle bir problemin (daha fazla…)

ARAÇ BAŞINDA ÖTENİZİ BERİNİZİ TRAŞ ETMEYİNİZ!

Perşembe, 11 Mart 2010

Small-shaving

Araba kullanırken, ötenizi berinizi lütfen traş etmeyiniz!

Hele aşağıdaki haberi okuduktan sonra, herhalde bu işi banyo haricinde hiç yapmazsınız yani!

Amerika’da bir kadın, araba kullanırken bir yandan da bazı bölgelerini traş ediyormuş.

Birden önde giden bir Chevrolet marka arabaya arkadan bindirmesin mi?

Megan Mariah Barnes adlı 37 yaşındaki  bu abla, eski eşi ile arabada giderken, “bir taşla iki kuş vurayım” düşüncesiyle hareket (daha fazla…)

RÜŞVET ALIP PARALARI BİR GÜZEL YERİM DİYE DÜŞÜNÜYORSANIZ…

Perşembe, 11 Mart 2010

img003SMH’de yayınlanan bir habere göre bir polis aldığı rüşveti afiyetle yemiş!

“- Ay bunda ne var ki? Rüşveti yemek için alıyor. Ya ne yapacaktı?” diyeceksiniz di mi?

Sibirya’da Chelayabinsk bölgesi polisi Alexei Nikolayev, 2 Mart tarihinde rutin trafik denetimini gerçekleştirmek üzere şehirlerarası yol kavşağına çıkmış.

Herhalde biraz yolsuz olacak ki, “bir iki arabayı çevirir, yolumu bulurum” diye düşünmüş.

O sırada kavşaktan geçmekte olan  ve trafik kurallarına harfiyen riayet eden bir arabayı çevirmiş.

Alenen “çorba parası” istemiş.  (Tabii bu çorba “Rumeli İşkembecisi’nde içeceğiniz bir kase şirden değil, Sheraton’un kral  dairesinde içeceğiniz çorbanın parasıdır yani).

Karşısındaki gariban sürücü, polisten de fena halde tırstığı için bizim Alexei’nin eline  2000 Ruble’yi  toka etmiş.

Arkasından da yememiş, içmemiş; gitmiş   (daha fazla…)

ESKİ UYGARLIKLARI YENİDEN KEŞFEDECEK MİYİZ ACABA?

Çarşamba, 03 Mart 2010

123Yeryüzünde, bizim bilmediğimiz eski çağlarda da uygarlıklar vardı.

Bir tanesi çok ünlü.

Adını biliyorsunuz:

Atlantis!

Atlantis’te yaşayanlar öylesine teknolojiler  geliştirmişler ki, insanlar havada uçabiliyorlarmış.

Gün gelmiş meteor çarpmış, ya da nükleer patlama olmuş; Atlantis okyanusun dibine çökmüş.

Kalan son parçasına Kanarya adaları diyoruz.

Atlantis’ten kalan son iz!

 

Ama Atlantis’ten önce de uygarlıklar vardı dünyada.

Hem de çok gelişmiş uygarlıklar..

Diyorlar ki; bu uygarlıklar, yeryüzünde okyanusların ortasındaki küçük bir kara parçasındaydı.

Dünyadaki büyük kara parçaları yaşanmayacak (daha fazla…)