Ağustos 2009 için Arşiv

İLTİFAT EDERKEN AMAN DİKKAT!

Pazartesi, 31 Ağustos 2009

İnsankızı bir garip!

Nebatata benzetilmekten kimisi pek bir hoşlanır, kimisi feci kıllanır.

Mesela “gül yüzlü sevgilim” derseniz sevincinden yüzünde güller açar ama  “ot kafalı sevgilim” derseniz kızar.

Naturel Mustafa Efendi miydi, Of Course Mustafa Efendi miydi, yoksa Doğal Mustafa Efendi mi, Tabii Mustafa Efendi miydi neydi, onun bir Yürüksemai şarkısı vardır, “Gül yüzlülerin şevkine gel, nuş edelim (daha fazla…)

AMAN YEMEKLERDEN SONRA BUNLARI SAKIN YAPMAYIN!

Pazartesi, 31 Ağustos 2009

img005Uzmanlar, yemeklerden sonra en az bir saat süreyle aşağıdakileri kesinlikle yapmamanızı tavsiye ediyorlar.:

1. Üç adet davulun üzerine sırtüstü yatıp başınız, ayaklarınız ve poponuzla davul çalmayınız.

2. Ormana gidip gergedanları sünnet etmeye kalkışmayınız.

3. Çarşının orta yerinde  süpermarkete sırtınızı dönüp Tarzan gibi çığlıklar atmayınız.

4. Size adınızı soran polis memuruna (daha fazla…)

SİGARA PAKETLERİ İÇİN GÜZEL SLOGANLAR

Pazartesi, 31 Ağustos 2009

Artık dünyanın bir çok yerinde, sigara paketleri üzerinde korkutucu sloganlar yer alıyor.

Hatta Avustralya bu konuda iyice kantarın topuzunu kaçırmış durumda.

Kararmış kanlı insan ciğeri resimleri, kanserden çirkinleşmiş yüzler, pörsümüş beyin fotoğraflarını renkli renkli koyuyorlar sigara paketinin üzerine.

Mideniz kaldırırsa sigara içmeye devam edin diye.

Bunlar da yetmiyor, sigara paketinin cazibesini ortadan kaldırmak için bütün markaların aynı tip paket içinde satılması yolunda kulis yapılıyor.

Türkiye’de ve bazı diğer ülkelerde ise sigaranın zararları kalın harflerle paketin üzerinde yer alıyor.

Ama bu ifadelerin caydırıcılığı biraz zayıf.

Onun için yeni sloganlar gerek.

Ferhan Cafe’nin sigara paketleri üzerinde yer almasını önerdiği sloganlar şunlar:

- Sigara içmek öldürür!

- Öldürmekle kalsa iyi! Hastane hastane süründürür!

- Süründürmekle kalsa iyi, adamı eşekten düşmüş (daha fazla…)

GÜNGÖR URAS AÇIKLASIN: AYŞE TEYZE İLE ARASINDA NE VAR!

Pazar, 30 Ağustos 2009

Milliyet gazetesi ekonomi yazarı Güngör Uras, ekonomiden anlayan anlamayan bir çokları gibi benim de her yazısını takip ettiğim bir yazar.

Uras ikide bir “Ayşe Teyze” adlı bir hanımdan söz eder yazılarında.

Uras’ın üslubuna bakılacak olursa  “Ayşe Teyze“  “masum, gariban, ihtiyar bir dul teyzecik”.

Ancak dikkatle incelendiğinde bu Ayşe Teyze“nin sürekli değerlendirecek bir miktar parasının varlığı ve parasını nereye yatıracağı hususunda  ikide bir Uras’a gelip  akıl danıştığı anlaşılıyor. 

Uras da ona ne kokar ne bulaşır cinsinden  akıllar veriyor.

Paranı dolara yatırma, borsa senin işin değil. Euro olmaz! Hazine bonosunun faizi düşük. Mevduat faizleri pek parlak değil. Bankaya yatırma”

(Bu  öğütlere bakacak olursak bütün paramızı turşu küpünde muhafaza etmemizi tavsiyor ediyor galiba Uras).

Ayşe Teyze normal şartlarda bu soruları bir iki sorduktan sonra Uras’ın kapısını aşındırmaktan vazgeçip kendisine profesyonel bir yatırım danışmanı tutmuş veya “Bu adamın laflarına bakıp hiç bir şey (daha fazla…)

AVUSTRALYA’YI TÜRKLER Mİ KURDU YOKSA?

Perşembe, 27 Ağustos 2009

img003Avustralya’ya adımımı attığımın birinci yılını doldurduğum şu günlerde, şuna tam olarak inandım ki Avustralya’yı Türkler kurmuştur.

Bunu ilk geldiğimde söyleselerdi güler geçerdim.

Nasıl inanayım ki?

Türkler kendi aralarında İngilizce konuşuyorlar.  “Vatan sana canım feda” diye Türkiye’ye methiye dolu şiirleri okuyan çocuklar kendi aralarında İngilizce kıkırdaşıyorlar.

Dahası, bundan evvel bulunduğum diyarlarda bir Türk’ü 250 metre ötesinden tanımak mümkün iken,   burada evime gelen vatandaş Türk müdür  (Anglosakson kökenli sarışın Avustralyalı anlamına gelen) Aussi midir anlayamıyorum. 

Ancak ülkedeki coğrafi isimler, buradaki Türk izlerini ele veriyor.

Kanaatim odur ki Türklerbiz Avustralyayı kuralım, ama kendimizi fazla belli etmeyelim. İleride “Ce-e!” diye (daha fazla…)

RAMAZAN AYI İÇİN YARATICI ÖNERİLER

Salı, 25 Ağustos 2009

Bilindiği üzere “Ferhan Cafe“, alem-i interneti teşrif etti edeli yaratıcı fikirleriyle cihanın müsbet cihette tekamülünü kendisine vazife edinmiş bir sitedir.

Siz de Ramazan ayında artık alışılagelmiş kalıpları kırınız.

Ferhan Cafe’nin Ramazan ayını daha kaliteli yaşamaya yönelik önerilerini hayatınıza geçiriniz.

Mübarek Ramazan ayındaki hayatınızın toplam kalitesinin yükseltilmesine müteallik Ferhan Cafe Resmi Görüşleri  aşağıda sunulmaktadır.

Bu öneriler yürürlüğe konulduğunda Ramazan, çok farklı bir mutluluk ikliminde  yaşanacak, Türkiye Ramazanları bütün alem-i islama ve hatta alem-i küffara bir model teşkil edecektir.

İşte öneriler:

1. Malum, her ramazan ayında bazı medyatik din adamları Vahiy Gücünde Kararname (VGK) mahiyetinde bildiriler yayınlarlar.  

Bu bildirilerin yayınlanması mutlaka  teşvik edilmelidir. 

Gereken teşviklerin iletilmesi halinde  bu kabil din adamlarının vereceği fetvalar neticesinde 5-10 yıla kalmadan ilkin Ramazan’da oruç tutarken gündüz vakti çorba içmek serbest kalacaktır.

Giderek iskender kebaba kadar iş uzayacak, nihayetinde ömrünüz varsa belli bir dönem sonundaki Ramazanlarda  hem karnınızı tıka basa doyurup hem de oruç borucunuzu eda edebileceksiniz.

 

2. Ramazan ayında sahurda davul adetini hepimiz biliriz.

Gecenin bir yarısı  kapının önüne gelen bir davulcu durmadan  gümbede (daha fazla…)

EVELEME DEVELEME GEVELEME BİTERKEN…

Salı, 18 Ağustos 2009

Sloganlardan hiç hoşlanmam.

En çok katlanabildiğim slogan, yetişemediğim 68 kuşağı taifesinin kullandığı “Ho Ho Ho Shi Minh” sloganıdır.

Bir grup genç insanın “Ho Ho” diye bağırması çok komik olsa gerek. 

(Maocular da o zaman “Mao Mao” diye slogan atsalardı, uzaktan bakanlar “Ay bu oğlanlar ne diye kedilere gülüşüp duruyorlar ayol!” diye düşünürlerdi herhalde).

Ben orada olsaydım herhalde  “Ho! Ho! Mao! Mao! Mao” diye bağırdıklarını işittikçe kahkahaları salıverirdim.

Sonra da beni döverler miydi, öldürürler miydi bilemiyorum dönemin elleri ve belleri silahlı, gözleri kanlı delikanlıları.

İbretnüma yazıları da sloganların genişletilmiş hali olarak gördüğümden midir  nedir, aynı muameleyi uygun görüyorum.

Meğer ki atasözleri olmasın.

Şimdi aşağıda bir “ibretnüma” yazı sunuyorum.

Bu metni ben yazmadım. Kimin yazdığını da bilmiyorum.

Değerli  Hocam Prof. Dr. Beylü Dikeçligil bir gün bize okumuştu.

Sonra da Bendenizin o demlerde neşrettiği pano-gazete “Free Ceride“ye (daha fazla…)

İTALYA’DA TECAVÜZCÜLER KISIRLAŞTIRILACAKMIŞ…

Cuma, 14 Ağustos 2009

img011

AB’DEKİ ÇALIŞANLARIN DURUMU FECAAT GALİBA…

Cuma, 14 Ağustos 2009

 

yeni vatan-dilenci

Avustralya’nın Yeni Vatan gazetesinde yayınlanan bu habere bakıldığında AB’de çalışan sınıfın durumu pek parlak değil galiba.

Şu hale bakınız!

AVUSTRALYA DÜNYA GAZETESİNDEN

Cuma, 14 Ağustos 2009

img010

dunya-rabia kader