‘Genel’ kategorisi için Arşiv

“Avustralya Açık”ın Kaçıkları

Cuma, 22 Ocak 2010
tips

“Australia Open” diye dünyaca ünlü bir tenis turnuvası var.

Dünyadaki en önemli dört turnuvadan biri bu.

Biz Türkiye’de pek bilmeyiz ama yeryüzünde Futbol’dan başka spor dalları da bulunuyor.

Tenis de bunlardan biri.

Pek mantıklı bir spor sayılmaz. Saçma sapan bir spor işte.

İki kişi spor yapacak diye 500 metrekare alanı  işgal ediyor.

Kitle sporu yaptıracağım diye 1000 kişiyi biraraya getirmeye, İtalya’nın toplam yüzölçümü kadar bir alan lazım!

Seyircileri de satranç seyreder gibi seyrediyorlar.

Sosyete sporu özetle.

Bizi açmaz.

Hatta bizi bozar!

Bu tenissever taifesi, turnuvaların yapıldığı yerin sonuna “Open” ifadesini koyarlar.

Anlayanlar da bilir ki orada tenis turnuvası var.

Mesela Çemişkezek’te tenis turnuvası düzen (daha fazla…)

İTALYA’DA TECAVÜZCÜLER KISIRLAŞTIRILACAKMIŞ…

Cuma, 14 Ağustos 2009

img011

AB’DEKİ ÇALIŞANLARIN DURUMU FECAAT GALİBA…

Cuma, 14 Ağustos 2009

 

yeni vatan-dilenci

Avustralya’nın Yeni Vatan gazetesinde yayınlanan bu habere bakıldığında AB’de çalışan sınıfın durumu pek parlak değil galiba.

Şu hale bakınız!

BİR BEBİŞİN GÜNLÜĞÜNDEN…

Cuma, 07 Ağustos 2009

11Henüz dünyaya geleli pek fazla olmadı. Belki de ondandır, her gün bir yaşıma daha giriyorum yani. ..

Bizden önce gelen ve bu kadar süredir burada yaşayan etrafımdaki büyüklerin bu kadar salak olmaması gerekmiyor mu acaba?

Beni buraya gönderen Baş Melek’e,  dünyanın böyle olacağına ilişkin bir uyarı vermediği için biraz kızdım. Protesto dilekçesi vermeyi düşünüyorum.

Ama sonra hemen vazgeçiyorum.

Bunlar salak falan ama, çok da şeker şeyler ne yalan söyleyeyim..

Babam güya benimle iletişim kuracak, üzerime doğru eğilip yanaklarını yanaklarıma sürtüyor, bir yandan da “- Aman da agucuk gugucuk” gibi abuk sabuk sözler söylüyor.

Sakalları yanağımı acıtıyor ama adamın keyfini bozmayayım diye yaygarayı basmıyorum.

Yalnız bu “agucuk gugucuk” ne demek (daha fazla…)

EVREŞE YOLLARI NEDEN GENİŞLETİLEMİYOR?

Cuma, 07 Ağustos 2009

New ImageBir varmış, bir yokmuş!

Trakya bölgemizdeki güzide ilçelerden biri olan Evreşe’nin ahalisi, yollarının darlığından pek bir müşteki imiş.

Yolları genişlemekten sorumlu olan Karayolları Evreşe Bölge Müdürü, bu konudan söz açılınca hep ödenek yokluğundan, idari sıkıntılardan bahis açıp işi yokuşa sürüyormuş.

Çünkü Müdür fena halde rüşvetçi ve zampik bir arkadaşımızmış.

Ayrca hamur işlerine de dayanamazmış. Nerede ekmek ve çörek görse, dibine darı ekmeden gitmezmiş.

Bir gün Evreşe Dostlar Kıraathanesi’nde yanık oynarken yol darlığı sorununu dile getiren bir Kasap Hüsmen’e  Müdür demiş ki:

- Bırak yahu yolu molu. Biraz çörek, ekmek falan  getirseler Evreşeliler bir şeyler düşünürüz o konuda. Yalnız şu Pakize afetine bitiyorum! Etrafta dişi kapsamına giren her ne organizma varsa onlarla  konuşmasına konuşuyorum ama hiç biri Pakize gibi değil! Pakize’yi bana bir ayarlasalar var ya, Evreşe-Paris-Frankfurt- (daha fazla…)

RÖPORTAJ: HERKES ÜNİFORMA MI GİYSİN?

Cuma, 07 Ağustos 2009
Ferhan Cafe : ferhan cafe-uniforma zorunlu olsun muHoş geldiniz. Efendim sizin “Herkesin üniforma giymesi gerektiği” yolunda bir öneriniz olduğunu duyduk.
Uzman : Hoşgördük. Doğrudur efendim var.
Ferhan Cafe : İyi de niye?
Uzman : Beyefendi, diyelim ki mektepte okuyorsunuz. Ofiste çalışıyorsun.  9 tane kız var, biri afet, diğerleri ise felaket! Ne yaparsınız?
Ferhan Cafe : Hangi açıdan?
Uzman : Afete mi sulanırsınız felaketlere mi?
Ferhan Cafe : Ben… kem.. küm…
Uzman : Kem küm edip durmayın da cevap verin!
Ferhan Cafe : Şeyy, ehm! Ben tabii evliyim, o yüzden hiçbirine bakmam. Hem benim o taraklarda hiç bezim yoktur.!
Uzman : Haydi Haydi! Gözleriniz hiç de  öyle demiyor ama! Fıldır fıldır maşallah! (daha fazla…)

AB’YE GİRMESEK Mİ N’AAPSAK ACABA?

Cuma, 07 Ağustos 2009

img005Yunanistan 20 küsür yıldır bir AB üyesi ülke.

 Ama onlar AB’nin AB olduğu zaman girmişler birliğe.

 Yunanlı hemşolar AB’ye girmeye teşebbüs ettiğinde “Eyvah! Yunanlılar da AB’ye girmek istiyor.” diye panikleyen bugünkü Sarko ile Angela’nın o zamanki versiyonları, “Aman hemen şu Türkleri de çağıralım da ikisine birden hayır deriz daha kolay olur. Diyemezsek ikisine birden evet deriz, ayvayı yeriz!” diye bizi de AB’ye davet etmişler.

 Bir dış politika dehası tarafından “Yunanlı boş havuza atlarsa hoop diye bizim de atlamamız lazım” diye formüle edilen evlere şenlik (daha fazla…)

Çarşamba, 05 Ağustos 2009

Bu İngilizce çok iyi bir dil de,  tek kusuru, içinde çok “bilinmeyen kelime” var!

HAİN MİHRAKLAR FERHAN CAFE’Yİ SABOTE ETTİ!

Çarşamba, 05 Ağustos 2009

zagor2Değerli Ferhan Cafe taifesi,

Son 10 gündür Ferhan Cafe’yi açtığınızda    sitenin açılmadığını görüyordunuz.

Saçınızı başınızı yola yola, zır zır ağlıyordunuz.

Üzüntüden kahroluyordunuz.

Ötenize berinize jilet atıyordunuz.

Hatta kimileriniz, intihar etmeyi bile düşünüyordu.

Muhtemelen intihar edenler de olmuştur.

Ama bu kadar canınızı sıkmayınız.

FC’nin bu inanılmaz (daha fazla…)

Merhabaaaaaa!

Salı, 04 Ağustos 2009

Nasıl ki Kaf dağının arkasında mukim olduğu rivayet olunan Zümrüdüanka kuşu, kendisini yaktıran Padişah’a inat küllerinden yeniden canlanmıştır; işte Ferhan Cafe de Zümrüdüanka’nin sanal versiyonu olarak küllerinden üçüncü kere canlanmış bulunmaktadır.

Böylesi güzide bir siteyi çekemeyenlerin olması pek bir tabiidir.

Çekemeyenlerin sabotajlarının olması da pekala beklenebilir bir durumdur.

Malum, Su uyur,  düşman uyumaz!

Lakin çekseler ne yazar, çekmeseler ne!

Bir büyüğümüzün icra ettiği muhteşem sanat eserinde de  buyurduğu gibi, “Çektiremezsen çektirirler gülüm!”

FC küllerinden üçüncü kez doğarken bir “Merhaba” mesajı yazmak icab etti.

 ”Merhaba” demek, “Benden sana zarar gelmez” demekmiş…

Neden kadeh kaldırılırken masada sağınızdakinin ve solunuzdakinin gözlerine bakıp gülümsersiniz?

Çünkü Vikingler temizlemek istedikleri “dostları”  ile kadeh kaldırır, o arkadaş da  kadehini fondiplerken  kılıcı böğrüne saplarlarmış.

Bunun üzerine güvenlik amacıyla bir “kadeh kaldırma protokolü” oluşturulmuş.

O yüzden sağınızdakinin ve solunuzdakinin gözüne bakıp gülümsüyorsunuz.

Benden sana zarar gelmez” anlamında yani.

Vallaa billaa böğrüne kılıç-mılıç  saplamayacağım” demek için yani…

(Siz bunu yapmıyorsanız tantana etmeyiniz. Demek ki Viking töresinden bihabersiniz demektir kardeşim. Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olabilir diye bir söz vardır. Belki de sizinkisi o hesap yani!)

Arapça kökenli “merhaba” da benden sana zarar gelmek demek.

Demek ki Vikinglerle Araplar arasında bir benzerlik var!

Siz gene de size her “merhaba” diyene güvenmeyin!

Etraf yalancı, düzenbaz ve madrabaz  dolu.

Neme lazım!

 

Ne diyorduk? İşte üçüncü kere küllerimizden yeniden doğarken diyoruz ki;

Merhaba!